Bulgaristan Vidin şehrine bağlı Gorni Lom'da patlama Çok sayıda yaralı var.Ölü sayısı bilinmiyor


Vidin'in Çuprene İlçesine bağlı Gorni Lom Köyünde bulunan ve patlayıcı madde üreten bir fabrikada meydana gelen patlamada çok sayıda işçinin yaralandığı bildirildi. 

İçişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Svetlozar Lazarov, patlama sonucu 3 kişinin yaralandığı ancak olayın meydana geldiği binada vazife yapan 16 kişiden haber alınmadığı bildirildi. Lazarov, "Patlamalar can kaybına sebebiyet vermiş olabilir” diye söyledi. BGNES haber ajansı da gayriresmi verilere göre ölü sayısının en az 10 olduğunu bildirdi.
 Olay yerine giden İçişleri Bakanı Yordan Bakalov, fabrikanın çevresinde emniyet çemberi oluşturulduğunu ve kriz masası kurulduğunu açıkladı. Bakalov, iki hafta evvel fabrikada yapılan nihayet emniyet kontrol, üretim sürecinde mühim sorunlar tespit ettiğini anımsattı.
 Bakalov, alınan emniyet önlemlerin çerçevesinde patlamanın meydana geldiği bölgeye giriş yasağı uygulandığını kaydetti. Son patlamanın ardından en az 24 saat sonra bölgeye girebilecek kurtarma ekiplerin öncesi alana güdümlü pilotsuz uçaklarla inceleme yapılacağını bildirildi. Cumhurbaşkanlığı basın merkezi, Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev'in kriz masası ile daimi irtibat içinde olduğunu duyurdu.
 Olay nedeniyle ülkenin ikinci devasa siyasi gücü Bulgaristan Sosyalist Partisi, 5 Ekim'de yapılacak erken parlamento seçimiyle ilgili kampanyasına fasıla verdiğini açıkladı.
Yetkililer, fabrikada madencilik sektörü için sivil amaçlı patlayıcı üretildiğini ifade ettiler. Fabrikada 2007 ve 2010 yılında meydana gelen benzer olaylarda 6 şahıs ağır yaralanmıştı.


 Kaynak: Bulgaristan haber ajansı

Minaresi yenilenen Yedikızlar Camisinin açılışı yapılacak 28 eylül 2014


28 Eylül Pazar günü Kırcaali'nin Podkova (Nalbantlar) Köyünde bulunan minaresi yenilenen Yedikızlar açılışı yapılacak. Törene T.C. Sofya Büyükelçisi Süleyman Gökçe ve Filibe Başkonsolosu Alper Aktaş’ın yanı sıra yurtiçi ve yurtdışından çok sayıda misafirin katılması bekleniyor. 

YEDİ KIZIN BİR GECEDE YAPTIĞI MABET

15. yüzyılda (1438y.) yapıldığına dair Osmanlıca kitabesi bulunan Yedi Kızlar Cami’nin, eskiden günümüze ulaşan bir hikâyesi bulunuyor. 

Yapılışı Osmanlı İmparatorluğunun yükseliş dönemine rastlar. O zamanlar da gençler cepheden cepheye gönderilirler, çoğu geri dönemez ve şehit bedenleri yabancı topraklarda kalırlar.

Kırcaali İli Kirkovo (Kızılağaç) Belediyesi Podkova (Nalbantlar) köyüne yakın ve artık var olmayan Ramoğulları mahallesinden yedi kızın da nişanlılarının askere gitmeleri gerekiyormuş. Kızlar babalarına nişanlıları için bedel ödemelerini teklif etmiş ama fakirlik yüzünden babaları bedelleri ödeyememiş. Bu durumda kızlar nişanlılarının bedellerinin ödenmesi için çeyizlerinin satılmasını bile teklif etmişler. Ama nişanlılarının mutlaka cepheye gitmesi gerekmiş. Kızlara nişanlıları için Allah’a sürekli dua etmekten başka çere kalmamış. O dönem askerlik 7 yıl olduğu için kızlar 7 yıl boyunca nişanlılarının sağ salim dönmelerini beklemişler. Kızlar nişanlıları için kurban kesmişler, çeşitli adaklarda bulunmuşlar ama nişanlıları dönememiş. Yedi kızlara bir gece rüyalarında nişanlılarının ruhuna bir cami yaptırmaları söylenir. Bunun üzerine kızlar nişanlılarımız yokken bize çeyiz ne gerek diyerek ortaya yine tek varlıkları olan çeyizlerini koymuşlar. Kızlar kararlarını babalarına da anlatmışlar. O zaman Nalbantlar köyü ve yörede yaşayan tüm insanlar caminin yapılması için yardıma koşmuş, fakat yedi kızlar bu yardımları kabul etmeyerek ; ”bu cami olacaksa bizim çeyizlerimizle olsun demişler”. Kızların paraları azdır diye hiçbir usta cami inşaatına yanaşmıyormuş. Nihayet Hırlar köyünden dört hayırsever usta cami yapmaya razı olduklarını bildirmişler. Ustalar “Biz bu camiyi kurarız ama duvarları taştan değil meşe ağacından olacak’’ demişler. Tüm ahşap malzemeler, aralarında 15 metre boyunda kocaman kirişler (mertekler) ki, günümüzde bulmak bile zor hemen köyün üzerindeki ormandan kesilmiş. Cami hiç çivi kullanılmadan büyük bir ustalıkla yapılmıştır. Bazı rivayetlere göre cami bir gün bir gecede; bazılarına göre ise yedi gün yedi gecede inşa edilmiştir. Cami hemen ibadete açılmış, yöre halkı bu olaya çok şaşırmış. Kızlar aniden kaybolurlar ve kimse onların izlerini bulamaz. Bazıları bu ahşap camiyi görmek için gelirlermiş, bazıları da ibadet için geliyorlarmış. Herkes kızlar için şükür duaları edermiş.

Türkan bebeğin anısına Bursa’da da bir çeşme yapıldı


Bulgaristan’daki Türklere uygulanan asimilasyon politikalarına karşı direşin simgesi olan ve 1984 yılında henüz 18 aylık iken annesinin sırtında komünist rejimin askerleri tarafından vurularak şehit edilen Türkan Bebeğin anısı adına Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla Bursa’da yaptırılan çeşme, düzenlenen törenle hizmete açıldı.
Millet Mahallesi’ndeki Yunusemre Orkide Parkı içerisine yaptırılan Bursa’daki çeşme ise; Bulgaristan’da uygulanan asimilasyon politikalarından kaçıp Killi Bölgesi’nden Bursa’ya yerleşen vatandaşlar tarafından kurulan Killiler Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’nce Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla hizmet vermeye başladı. Mart ayında inşa çalışmaları başlayan çeşme, Bulgaristan’daki asıl örneğine uygun olarak projelendirildi. Açık renk traverten taştan imal edilen çeşmenin tüm ayrıntıları el işçiliği ile üretildi. 3 yüzünde de Osmanlı motifleri kullanılan çeşme, 75 bin TL’ye maloldu.

Türkan Çeşmesi’nin açılması nedeniyle düzenlenen törene; Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, AK Parti Bursa milletvekilleri Mustafa Öztürk, Hakan Çavuşoğlu, Mustafa Kemal Şerbetçioğlu, Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali, BAL-GÖÇ Genel Başkanı Yüksel Özkan ve çok sayıda vatandaş katıldı.

“Ezanlar susmayacak, bayraklar inmeyecek”

Törende konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, bu milletin sadece Balkanlar’da değil, Anadolu’da da yok edilmek istendiğini ancak bu amaca kimsenin ulaşamayacağını söyledi. Türk Bayrağı’nın hiçbir zaman inmeyeceğini, ezanların hiçbir zaman susmayacağını kaydeden Başkan Altepe, “Biz bunun için 10 yıldır Balkanlar’da çalışıyoruz. Ecdadımızın bundan 625 yıl önce Türk ve Müslüman toprağı yaptığı Balkanlar bizim için ecdat emaneti. Bu emanete sahip çıkmak için elimizden gelini yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz” dedi. Başkan Altepe, açılışı yapılan Türkan Çeşmesi’nin hayırlı olması dileğinde bulundu.

Kendisinin de Bulgaristan göçmesini olduğunu hatırlatan AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Öztürk ise, 100 yıl süren asimilasyon politikaları ile Bulgaristan’da camilerin kapatıldığını, sünnetin ve kurban kesmenin engellendiğini hatırlatarak, ancak Türk hükümeti olarak o bölgedeki Türklerin her zaman yanında olduklarının altını çizdi.

Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali de, maddi açıdan çok önemli olmayan fakat manevi değeri itibariyle minik şehidin hatırasının yaşatılması anlamında büyük önemi bulunan Türkan Çeşmesi’nin hayırlı olmasını diledi.

Bulgaristan’da Türk direnişinin simgesi olan Türkan Bebeğin abisi Turhan Öztürk de, Bulgaristan’da yaşayan Türklerin 1980’li yıllarda büyük acılar çektiğini hatırlatarak, “Türk ve Bulgar halkı neredeyse kardeş denilecek kadar yakın, sorunsuz bir şekilde birbiriyle yaşıyordu. Ancak dönemin rejimi tarafından Türkler üzerinde baskılar başladı. Kimliğimizi yok etmek istediler. Yaşananlar karşısında sessiz kalmayan Killi köylüleri kadın erken çoluk çocuk 26 Aralık 1984’te belediyeye yürüyüşe geçti. Tamamen savunmaz halkın üzerine askerler tarafından yaylım ateşi açıldı. Annemin sırtında henüz 18 aylık dünyadan bi haber olan kardeşim de başından vurularak oracıkta şehit oldu. Ancak bu yaşananlar hiçbir millete zorla benliğinin unutturulamayacağını gösterdi. Burada yaptırılan çeşmenin neyi temsil ettiği, gelecek nesiller tarafından iyi bilinmeli” diye konuştu.

Killiler Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Mümin Kaşmer de, Killi halkının Türklüğü kutsal kabul eden, İslam’a sadakatle bağlı ve çalışkan bir toplum olarak bilindiğini belirterek, Bulgar hükümetinin sadece çalışkanlık özelliğini kullanmak istediğini, diğer değerleri ise silmek için yoğun gayret sarf ettiğini hatırlattı. Türklük ve İslam davası uğruna Killi’de şehitler verdiklerini dile getiren Kaşmer, dernek binası önüne yapılacak Türkan Çeşme ile yaşananları hiçbir zaman unutturmayacaklarını kaydetti.

Konuşmaların ardından protokol üyeleri, çeşmenin açılışını törenle gerçekleştirerek su içti. Türkan bebek ve bölgedeki direnişi anlatan şiirleri dinleyen bazı vatandaşlar göz yaşlarına hakim olamadı. Killi Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Mümin Kaşmer, günün anısına Başkan Altepe’ye teşekkür plaketi takdim etti.

Özellikle 1980’li yıllarda Bulgaristan’da yaşanan asimilasyon politikaları sonucu, komünist rejim tarafından büyük baskılara maruz kalan, dinlerini yaşamaları engellenen ve camileri kapatılan Türkler, baskılara karşı sessizliğini 1984 yılında bozmuştu. Killi Bölgesi’nde yaşayan Türkler, 26 Aralık 1984 tarihinde kadın erkek, çoluk çocuk bir araya gelip, ellerinde hiçbir silah bulunmadan savunmasız bir şekilde bugünkü adı Benkovski olan belediye binasına doğru yürümeye başladı. Komünist rejimin askerleri, tamamen savunmasız olan Türk halkını yaylım ateşine tutarken, henüz 18 aylık olan Türkan Feyzullah annesinin sırtındaki kundakta başından vurularak şehit olmuştu. Bulgaristan genelinde Türk direnişinin simgesi olan Türkan Bebek anısına, şehit düştüğü Killi’nin Yurtçular Köyü’ne bir anıt çeşme yapılmıştı.
75 bin TL’ye maloldu
Kaynak: kırcaali haber

Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Genel Başkanı Hacıoğlu:- "Bulgaristan seçimleri için Türkiye genelinde 126 sandık kurulacak"


Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Genel Başkanı Zürfettin Hacıoğlu, Bulgaristan'da yapılacak erken seçim için Türkiye'de 126 sandık kurulacağını söyledi.
Hacıoğlu, Kırklareli'ndeki bir otelde düzenlediği basın toplantısında, 5 Ekim Pazar günü Bulgaristan'da yapılacak erken seçim için Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kırklareli, Edirne, Tekirdağ, Manisa, Mersin, Yalova ve Sakarya'da sandık kurulacağını belirtti.

Türkiye'de yaşayan vatandaşların sandık başına gitmelerini isteyen Hacıoğlu, şöyle konuştu:
"Seçimlerin birlik ve beraberlik içinde geçmesini temenni ediyorum. Bulgaristan vatandaşlarının oy kullanması için Türkiye genelinde 126 sandık kurulacak. Daha önceki dönemlerde yaklaşık 90 bin kişi Türkiye'de oy kullandı ancak bunun 25-30 bini Bulgaristan'a yansıdı. Yani Türkiye'de kullanılacak oy gümüş ise Bulgaristan'da kullanılacak oy çok çok daha değerlidir. 

Vatandaşlarımızın Bulgaristan'a giderek oylarını kullanmalarını istiyoruz. Kullanılacak her oy Bulgaristan Türkleri'nin geleceğe yapılacak yatırımdır."
"Üzüntü ve kaygıyla takip ediyoruz"
Hacıoğlu, Bulgaristan'daki bazı siyasi parti liderlerinin "Seçimlere 5 gün kala ve seçim günü sınır kapılarını işgal edecekleri, ticari araçların dışında hiçbir aracın giriş çıkışlarına izin vermeyecekleri" gibi açıklamalarına da değindi.

Bu tür açıklamaları üzüntü ve kaygıyla takip ettiklerini vurgulayan Hacıoğlu, şunları anlattı:
"Maalesef Bulgaristan'da bazı siyasi parti liderleri sadece Türk düşmanlığı yaparak, milliyetçi oylarına talip oluyor. Bulgaristan Cumhuriyet Başsavcısını göreve çağırıyoruz. Bu tür faşist söylemler bizi üzüyor. Bizim, vatandaşı olduğumuz ülkeye, ata toprağına girmemizi hiçbir güç engelleyemez. Onlar orada olacaklarsa bizler de o gün sınır kapılarında olacağız."

Hacıoğlu, Hak ve Özgürlükler Partisi'nin sözcüsü olmadıklarını belirtti. Hak ve Özgürlükler Partisi'nin Ankara ile iletişim sıkıntısını bildiklerini aktaran  Hacıoğlu, şunlar kaydetti:
"Geçtiğimiz gün ise Hak ve Özgürlükleri Partisi'nin genel başkanı ve başkan yardımcısı, Sayın Cumhurbaşkanımız ile Başbakanımızı ziyaret etti. Bu bizim için sevindirici bir olay. Ankara'nın desteği olmadan Balkanlar'da Türk olmak çok zor. Bu ilişkilerin düzelmesi bizi sevindiriyor."

Kaynak: Kircaali haber gazetesi